SEN ÜZÜLME! Sen hiç üzülme, Bükme boynunu hayata karşı, Yüzüne düşmesin keder, Gözlerinden akmasın göz yaşı Hayat kötü bir film gibi, Rollerimiz farklı, Kimimiz yenik, Kimimiz galip. Sen yenilme hiç, Canım acır sen üzülünce, Sen...
bir ağaç misali yalnız, terk edilmiş ve unutulmuşuz, yağmurlara,fırtınalara, boranlara,yıldırımlara, terk edilmişliklere, ihanetlere, umutsuzluğa, mutsuzluğa adanmışız... bir unutulmuş ağaç misali...
uzaklardan geldim,uzak iklimlerden, uzak bir coğrafyadan geldim... Çok yorgunum! Kendimleyim,acılarımla... ben ne boranlar gördüm,ne acılar çektim... ben güneşin ilk doğuş yeri olan topraklardan, hazan ülkesinden geldim... acıyı paylaşmak istiyorum; hüznü ve kederi... nasıl...
her sabah güneşle uyanıyorsan, göğün mavisini görüyorsan, kuşlar konuyorsa pencerene, rüzgar okşuyorsa saçlarını, bil ki mutlusun... ama... görmüyorsan güneşi, sevmiyorsan başkasını, düşene sende vuruyorsan, bilki mutsuzsun ve acı çekiyorsun...
burdayım tüm yalnızlığımla,acılarımı,acılarınzla yoğurmak için,paylaşmak için hayatı,zaten hayat paylaşmak değil mi ki? bu bloga yazan,okuyan herkes acısını isterse bizle paylaşabilir...hüzünlerinizi paylaşmaya varım...